Kanun No:3402
Tarih:21.06.1987
Konu:
Kadastro Kanunu
Rs.Gz.09.07.1987
Rs.Gz.Sayısı:19512
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel İlke
Amaç
Madde 1 - Bu Kanunun amacı,
memleketin kadastral topografik haritasına dayalı olarak taşınmaz malların
sınırlarını arazi ve harita üzerinde belirterek hukuki durumlarını tespit etmek
ve bu suretle Türk Medenî Kanununun öngördüğü tapu sicilini kurmaktır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kadastro Çalışmaları
Kadastro bölgelerinin belirlenmesi ve ilanı
Madde 2 - Her ilin merkez
ilçesi ile diğer ilçelerinin idarî sınırları içinde kalan yerler kadastro
bölgelerini teşkil eder.
Kadastrosu yapılacak bölgeler ana plana uygun olarak Tapu ve
Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve bağlı bulunduğu Bakanın onayı ile
belirlenir.
Kadastrosuna başlanacak bölgeler en az bir ay önceden Resmi
Gazete, Radyo veya Televizyonda, bölge merkezi ve bağlı bulunduğu ilde, varsa
yerel gazetede ilan olunur ve ayrıca alışılmış vasıtalarla duyurulur.
Kadastro ekibi ve komisyonunun kuruluşu
Madde 3 - Kadastro ekibi; en az
iki kadastro teknisyeni; mahalle veya köy muhtarı ile üç bilirkişiden oluşur.
Muhtarın diğer bir kadastro ekibi ile çalışması veya herhangi
bir sebeple hazır bulunmaması halinde, yerine kanuni vekili katılır.
Belediyesi olan yerlerde belediye meclisi, köylerde ise köy
derneği tarafından en geç on beş gün içinde altı bilirkişi, çalışma alanında
birden çok ekibin görev yapması halinde her ekip için ayrıca üç bilirkişi
seçilir.
Seçilen bilirkişilerin 40 yaşını bitirmiş olması ve kasıtlı
veya yüz kızartıcı bir suçtan kesinleşmiş mahkumiyeti bulunmaması gerekir.
Bilirkişilerin zamanında seçilememesi veya bilirkişiliklerine
mani hallerin bulunması halinde, bölgenin mülkî amiri tarafından aynı sayıda
bilirkişi belirlenir.
Seçilen bilirkişiler kadastro ekibinin çalışması sırasında;
kendisine, eşine, usul ve füruuna, kardeşine, kardeşinin çocuklarına ve eşinin
usul ve füruuna ait tespitler ile bunların hak iddia ettiği tespitlerde ve
ayrıca hak iddia edenlerden biri ile kendisi veya usul ve füruu arasında davası
bulunanlara ait tespitlerde de bilirkişi olarak dinlenemezler. Bilirkişiliğe
mani yukarıdaki haller, kadastro teksisyeni, muhtar ve diğer görevliler ile
bunların yerine kaim olanlar hakkında da uygulanır.
Kadasto komisyonu; kadastro müdürü veya yardımcısının
başkanlığında, bir kadastro üyesi ve itirazın mahiyetine göre kontro
mühendisinden veya tasarruf kontrol memurundan oluşur. Kontrol mühendisinin
bulunmaması halinde yerine fen kontrol memuru katılır.
Bu maddede unvanları belirtilen memurlar bu maksatla açılmış
okul veya kurslardan mezun olanlar arasından atanırlar.
Kadastro komisyonlarında veya kadasatro hizmetlerinde görevli
personele, arazide fiilen çalıştıkları sürelere münhasır olmak üzere, 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununda yer alan 1 inci derecenin son kademesi gösterge
rakamının (ek gösterge dahil), bütçe kanunlarında Devlet memurları maaşı için
belirlenen katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın yarısını aşmamak üzere,
her yıl Tapu ve Kadastro Genel Müdürüğünün teklifi ve bağlı olduğu Bakanlığın
onayı ile hizmettin ağırlığı ve sorumluluğuna göre tespit edilecek miktarda
aylık ödenek ayrıca ödenir.
Kadasatro çalışma alanı, ilan ve itiraz
Madde 4 - Kadastro bölgesindeki
her köy ile belediye sınırları içinde bulunan mahallelerin her biri, kadastro
çalışma alanını teşkil eder.
Kadastro müdürü, kadastrosuna başlanacak mahalleyi veya köyü,
en az 15 gün önce bölge merkezi ile çalışma alanı ve komşu köy, mahalle ve
belediyelerde alışılmış vasıtalarla duyurur. Bu duyuruda çalışma sınırlarının
tespitine hangi gün ve saatte başlanacağı belirtilir.
Kadastro çalışma alanı sınırında orman bulunduğu takdirde;
durum çalışmaya başlamadan iki ay önce Orman Genel Müdürüğüne bildirilir. Bu
yerlerin orman sınırlaması ve orman sınırları dışına çıkarma işlemleri 6831
sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre ormar kadastro komisyonlarınca tespit ve
haritasına işaretlenerek tutanakları ile birlikte kadastro ekiplerine teslim
edilir. Bu yerlerin ölçü ve harita işlemleri yukarıdaki sınırlar esas alınarak
kadastro ekiplerince ikmal edilir. İki ay içinde kadastro komisyonlarınca orman
sınırlarının belirlenmemesi halinde kadastro çalışma alanı sınırları kadastro
ekiplerince belirlenir ve çalışmalar bu Kanun hükümlerine göre yürütülür.
Kadastro ekiplerince bu şekilde tespit ve ilan edilen yerlerde orman kadastro
işlemleri de ikmal edilmiş sayılır. Orman kadastrosu kesinleşmiş yerlerde bu
sınırlara aynen uyulur.
Kadastro ekibi; kadastro çalışma alanı sınırının tespitinde
il ve ilçelerin belediye sınırları ile köy sınırlarını dikkate alır. Bu sınırlar
mahalle, belediye, köy idari sınırları sayılmaz.
Sınır tespitlerinde; komşu mahalle veya köyün bilgi ve
belgelerinden istifade edilir.
Tespit edilen sınır; harita veya ölçü krokisinde gösterilir.
Kadastro teknisyenlerince tespit edilen sınıra yedi gün
içerisinde kadastro müdürlüğü nezdinde itiraz edilebilir.
Kadastro müdürü, bu itirazı inceleyerek yedi gün içerisinde
karara bağlar. İlgililer hazırsa tefhim, değilse derhal tebliğ edilen bu karara
karşı yedi gün içerisinde kadastro mahkemesine itiraz edilebilir. Bu itiraz,
duruşmasız ve gerektiğinde mahallinde ineleme yapılarak, onbeş gün içinde kesin
karara bağlanır. Ancak; tespit edilen bu sınıra karşı kesinleşmiş mahkame kararı
var ise aynı konuda itirazda bulunulamaz. Kadasatro çalışma alanı içinde, iki
parsel için kadastro tutanağının düzenlenmesinden sonra idarî teşkilat ve
taksimatta yapılan değişiklik, başlanan kadastroyu durdurmaz.
Dava listesi ve diğer belgelerin alınması
Madde 5 - Kadastro müdürü,
çalışma alanında işe başlamadan önce mahalli hukuk mahkemesinde, bu alandaki
taşınmaz mallar hakkında görülmekte olan kadastro ile ilgili davalarla hükme
bağlanmış olup da henüz kesinleşmeyen davaların listesini alır ve bunu çalışma
alanı ile ilgili tüm tapu, vergi, harita ve diğer belge örnekleri ile birikte
kadastro teknisyenliğine verir. Listenin müdür tarafından alınmasından sonra o
çalışma alanında bulunan taşınmaz mallar hakkında mahalli hukuk mahkemelerine
açılan davalar, derhal kadastro müdürüne bildirilir. Bu halde de kadastro
müdürü, yukarıdaki fıkra hükmü uyarınca işlem yapar.
Kadastro müdürü, bu listedeki davalı taşınmaz malların
tespiti yapıldıktan sonra, bunlarla ilgili tutanakları bir hafta içinde kadastro
mahkemesine gönderir ve durumdan listenin alındığı mahalli mahkemeyi haberdar
eder.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Sınırlandırma ve Tespit İşleri
Mevki veya ada ilanı
Madde 6 - Kadastro
teknisyenleri, kadastrosuna başlayacakları mevki veya adaları en az yedi gün
önceden alışılmış vasıtalarla ilgili köy veya mahallede ilan ettirir.
Çalışmalara üç aydan fazla ara verilmesi halinde ilan yenilenir.
Taşınmaz malların sınırlandırılması
Madde 7 - Kadastro
teknisyeneri, hazır bulundukları takdirde mal sahipleri ile ilgililerin
huzurunda, varsa harita, tapu ve vergi kayıtları ile diğer belgeleri, en az üç
bilirkişi ile muhtarın bilgilerinden yararlanarak inceler ve mahalline uygular.
Teknisyenler, elde ettikleri bilgi ve buna dair kanaatleri her taşınmaz mal için
düzenleyecekleri kadastro tutanağına yazarak bu Kanun hükümlerine göre taşınmaz
malı sınırlandırır ve hak sahiplerini tayin eder. Sınırlandırma, kadastral
harita veya büyütülmüş fotoğraf veya röperli kroki üzerinde göste-rilir;
ihtilaflı sınırlar ayrıca belirtilir.
Kadastro teknisyenleri, bilirkişilerin bilgi ve beyanlarıyla
kanaate varamadıkları takdirde, bunların beyanlarına bağlı olmaksızın, diğer
kimselerin bilgi ve şahadetlerine başvurulabilir. Ancak, bilirkişilerin bilgi ve
beyanlarına uymayan tespitlerde, durumun kayıt ve belgelere dayandırılması ve
ayrıca sebeplerinin kadastro tutanağında açıklanması zorunludur.
Kadastro teknisyenleri arasında görüş ayrılığı olduğu veya
tarafların dayandıkları kayıt ve belgeler aynı kuvvet ve mahiyette görüldüğü
takdirde taşınmaza ait tutanak gerekçesi ile birlikte çözümlenmek üzere kadastro
komisyonuna gönderilir.
Çalışma alanı sınırı içinde veya bitişiğindeki taşınmaz
mallar ile dışında toplu olarak bulunan taşınmaz mallardan kadastro tutanağı
düzenlemeyen yerlerin kadastroya tabi olması yolunda iddia vaki olursa, bu Kanun
gereğince tahdit ve tespiti yapılarak tutanak düzenlenir ve iddia sebepleri
açıklanarak kadastro komisyonuna tevdi edilir.
Bu çalışmalara, istedikleri takdirde Maliye ve Gümrük
Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü temsilcilikleri de gözlemci olarak
katılabilirler.
Kontrol
Madde 8 - Kadastro çalışmaları
esnasında kontrol elemanları tarafından, tutanak ve bunları tamamlayan belgeler
üzerinde ve gerektiğinde arazide yapılan incelemede tespit edilen teknik, idarî
ve hukuki noksan ve yanlışlıklar, kadastro ekibine tamamlattırılır veya
düzeltttirilir. Yapılan işlem, ilgililerin haklarını etkilemekte veya kontrol
elemanları ile kadastro teknisyenleri arasında görüş ayrılığı bulunmakta ise,
tutanak, ekleri ile birlikte kadastro komisyonuna gönderilir.
Kadastro tespitine itiraz
Madde 9 - Kadastro tutanağı
düzenlendikten sonra kadastro ekibi çalışma alanında işlerini bitirinceye kadar
tespitlere itiraz edilebilir.
İtiraz, kadastro teknisyenliğine veya kadastro müdürlüğüne
yapılır. Bu durumda itirazla ilgili tutanak veya ekleri en geç on gün içinde
kadastro komisyonuna intikal ettirilir.
İtiraz sadece uygulanan belgelerin geçerliliği hakkında
yapıbalilir. Bir belgeye dayanmayan itirazlar
incelenmez.
İtiraz edenin ilan süresi içinde dava açma hakkı saklıdır.
Komisyon incelemesi
Madde 10 - Komisyon,
kendisine intikal eden işlerle itirazlı tutanakları, intikal tarihinden itibaren
en geç bir ay içinde veya gerekçe gösterilmek suretiyle kadastro ekibinin
çalışma alanındaki faaliyetleri sona erinceye kadar incelemek zorundadır.
Bu incelemeler sonucunda eski tutanağın yerine kaim olmak
üzere hak sahibinin belirleyeci yen bir tutanak düzenlenir.
Gerektiğinde bilirkişilerin ve muhtarın bilgilerinden
yararlanabilir.
Belgeye karşı şahit dinlenmez. Komisyon, tam üye sayısı ile
toplanarak oy çokluğu ile tespit yapar, sonuç askı ilan ile ilgililere
duyurulur.
Aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerin uygulanmasında sonuca
varılmayan veya çözümü kanunlarla mahkemelerin takdirine bırakılan konular,
kadastro komisyunu tarafından gerekçe gösterilmek suretiyle tutanak ve ekleri
ile birlikte kadastro mahkemesine devredilir.
Kadastro sonuçlarının ilanı
Madde 11 - Kadastro müdürü,
kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlere dayanarak, askı cetvellerini
düzenler; bu cetvelleri ve pafta örneklerini, müdüriyette ve ayrıca muhtarın
çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir; itirazı olanların ilan süresi
içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir. Bu ilanda kadastro
harçları da gösterilir.
Kadasatro müdürü bu işlemleri, kadastro ekibinin çalışma
alanındaki işini bitirdiği tarih-ten itibaren en geç üç ay içerisinde yapmak
zorundadır.
Müdür, Genel Müdürlüğün iznini alarak, kadastrosu henüz
tamamlanmayan çalışma alanlarında mahalle, bucak, merkezi ve köyde bir ada veya
mevkiden daha küçük olmamak üzere kadastro çalışmaları sonuçlanan taşınmaz
mallara ait kısmi ilanı yukarıdaki esaslara göre yapabilir.
Bu Kanun gereğince yapılan ilanlar, ilgili gerçek kişilere,
kamu ve özel hukuk tüzelkişilerine şahsen tebliğ edilmiş sayılır.
Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre
Madde 12 - 30 günlük ilan
süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma
ve tespitler kesinleşir.
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar
ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları; kesinleşme tarihleri tescil
tarihi olarak gösterilmek suretiyle en geç 3 ay içinde tapu kütüklerine
kaydedilir.
Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve
tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten
sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava
açılamaz.
Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski
tapu kayıtları, işleme tabi kayıt niteliğini kaybederler. Bu kayıtlara
dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz.
Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil
edilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil
tarihinden itibaren 20 yıl müddetle malik sıfatıyla zilyetliğinde
bulundurulanlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak olan
davalarda medeni kanunun tapuya itimat prensibinden yararlanırlar.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Mülkiyet Hakkının Tespitine İlişkin Esaslar
Tapuda kayıtlı taşınmaz malların tespiti
Madde 13 - Tapuda kayıtlı
taşınmaz mal:
A) Kayıt sahibi veya mirasçıları zilyet bulunuyorsa;
a) Kayıt sahibi adına,
b) Kayıt sahibi ölmüş ise mirasçıları adına,
c) Mirasçılar tayin olunamazsa, ölü olduğu yazılmak suretiyle kayıt sahibi
adına,
B) Kayıt sahibi veya mirasçılarından başkası zilyet bulunuyorsa;
a) Kayıt sahibi veya mirasçılarının kadastro teknisyeni huzurunda muvafakatları
halinde zilyet adına,
b) Zilyet, taşınmaz malı, kayıt malikinden veya mirasçılarından veya
mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, onların beyanı veya
herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat ettiği ve
ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet
bulunduğu takdirde, zilyet adına,
c) Kayıt sahibi yirmi yıl önce ölmüş veya gaipliğine hüküm verilmiş veyahut tapu
sicilinden malikin kim olduğu anlaşılmamış ise, çekişmesiz ve aralıksız yirmi
yıl müddetle ve malik sıfatıyla zilyet bulunan kimse adına tespit olunur.
Noter tarafından tespit ve tevsik edilen muvafakat beyanı veya düzenlenen satış
vaadi senedi teknisyen huzurunda yapılmış muvafakat sayılır.
Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz malların tespiti
Madde 14 - Tapuda kayıtlı
olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta
40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden
fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik
sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla
ispat eden zilyedi ad ına tespit edilir.
Sulu veya kuru toprak ayrımı, 3083 sayılı Kanun hükümlerine
göre yapılır.
Taşınmaz malın, yukarıdaki fıkranın kapsamı dışında kalan
kısmının zilyedi adına tespit edilebilmesi için, birinci fıkra gereğince
delillendirilen zilyetliğin ayrıca aşağıdaki belgelerden birine dayandırılması
lazımdır.
1) 31.12.1981 tarihine veya daha önceki tarihlere ait vergi
kayıtları.
2) Tasdiki irade suretleri ile fermanlar,
3) Muteber mütevelli, sipahi, mültezim, temessük veya senetleri,
4) Kayıtları bulunmayan tapu veya mülga hazinei hassa senetleri veya muvakkat
tasarruf ilmuhaberleri
5) Tasdiksiz tapu yoklama kayıtları,
6) Mülkname, muhasebatı atika kalemi kayıtları,
7) Mubayaa, istihkâm ve ihbar hüccetleri.
8) Evkaf idarelerinden tapuya devredilmemiş tasarruf kayıtları.
Taksim ve kısmi iktisap hali
Madde 15 - Tapuda kayıtlı
taşınmaz malların malikleri veya bunların mirasçıları arasında, tapuda kayıtlı
olmayan taşınmaz malların ise ondördüncü madde gereğince belirlenen zilyetleri
arasında taksim edildikleri belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanları
ile sabit olduğu takdirde, bu mallar taksim gereğince zilyetleri adına tespit
olunur.
Taşınmaz mal tapuda kayıtlı olsun veya olmasın, onun
ayrılması mümkün bir kısmının veya belirli bir payının, bu Kanunda zilyet lehine
kabul edilen sebeplerle iktisabı caizdir.
İştirak halinde mülkiyet hükümlerinin söz konusu olduğu
hallerde, iştirakçilerinden biri veya birkaçının belirli bir taşınmaz maldaki
hissesinin diğer iştirakçilere devir ve temlik; tapulu taşınmaz mallarda yazılı,
tapusuzlarda ise her türlü delille ispat edilebilir.
Ayırmayı gerektiren taksimlerde ayırma tarihindeki imar
mevzuatı dikkate alınır.
Kamu malları
Madde 16 - Kamunun ortak
kullanmasına veya bir kamu hizmetinin görülmesine ayrılan yerlerle Devletin
hüküm ve tasarrufu altında bulunan sahipsiz yerlerden:
A) Kamu hizmetinde kullanılan, bütçelerinden ayrılan ödenek
veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesisler, (Hükümet, belediye, karakol,
okul binaları, köy odası, hastane veya diğer sağlık tesisleri, kütüphane,
kitaplık, namazgah, cami, genel mezarlık, çeşme, kuyular, yunak ile kapanmış
olan yollar, meydanlar, pazar yerleri, parklar ve bahçeler ve boşluklar ve
benzeri (hizmet malları) kayıt, belge veya özel kanunlarına göre Hazine, kamu
kurum ve kurumuşları, il, belediye, köy veya mahalli idare birlikleri
tüzelkişiliği, adlarına tespit olunur.
B) Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri
gibi paralı parasız kamunun yararlanmasına tahsis edildiği veya kamunun kadimden
beri yararlandığı belgelerle veya bilirkişi veya tanık beyanı ile ispat edilen
(orta malı) taşınmaz mallar sınırlandırılır, parsel numarası verilerek yüzölçümü
hesaplanır ve bu gibi taşınaz mallar özel siciline yazılır.
Bu sınırandırma, tescil mahiyetinde olmadığı gibi bu suretle
belirlenen taşınmaz mallar, özel kanunlarında yazılı hükümler saklı kalmak
kaydıyla özel mükliyete konu teşkil etmezler.
Yol, meydan, köprü gibi (orta malları) ise haritasında
gösterilmekle yetinilir.
C) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kayalar,
tepeler, dağlar (bunlardan çıkan kaynaklar) gibi, tarıma elverişli olmayan
sahipsiz yerler ile deniz, göl, nehir gibi genel sular tescil ve sınırlandırmaya
tabi değildir, istisnalar saklıdır.
D) Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, bu
Kanunda hüküm bulunmayan hallerde, özel kanunları hükümlerine tabidir.
İhya edilen taşınmaz mallar
Madde 17 - Orman
sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis
edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma
elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise
imar ve ihya edenler veya halefleri adına aksi takdirde hazine adına tespit
edilir.
İl, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda
kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.
Hazine adına tespit
Madde 18 - Yukarıdaki
maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile
tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler
Hazine adına tespit olunur.
Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm
ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile
kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın
kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.
Takyitler, sınırlı ayni haklar ve muhdesat
Madde 19 - Tapuda kayıtlı
taşınmaz malın zilyet lehine tespitinde, mevcut ve her türlü takyid ile sınırlı
ayni haklar saklı tutulur. Eski tapu kayıtlarındaki bu tür hak ve
mükellefiyetler, kadastro tutanağında belirtilerek yeni kütüklere aynen
geçirilir.
Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya
paydaşlarından birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi
ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde
gösterilir.
Tarafların muvafakatı halinde kadastro teknisyenleri veya
kadastro komisyonu ikili kullanmayı anlaşmaları çerçevesinde tek mülkiyete
dönüştürülebilir.
Kayıt ve belgelerin kapsamını tayin
Madde 20 - Tapu kayıtları ile
diğer belgelerin kapsadığı yeri tayinde;
A) Kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve
bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokideki
sınırları itibar olunur.
B) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde
belirtilen sınırlar mahalline uygulanabilir ve bu sınırlar içinde kalan yer hak
sahibi tarafından kullanılıyor ise, kayıt ve belgelerde gösterilen sınırlar esas
alınarak tespit yapılır.
C) Harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde
belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişeltilmeye elverişli nitelikte ise,
bunlarda gösterilen miktara itibar olunur. Ancak, değişebilir ve genişletilmeye
elverişli sınırlardaki taşınmazmalların kayıtları, fizik yapıları ve konumarı
itibariyle belli bir yeri kapsıyorsa, tespit o sınır esas alınarak yapılır.
D) Hazinece, özel kanunları hükümlerine göre değişmez ve
genişlemeye müsait olmayan sınırlarla miktar üzerinden satılan, tefviz veya
tahsis veya parasız dağıtılan taşınmaz mallarda çıkan fazlalık, taşınmaz malla
birlikte satış; tefviz, tahsis ve dağıtım tarihinden itibaren on yıl geçmiş ise
miktarına bakılmaksızın kayıt sahibi adına tesbit edilir.
Bu maddede yazılı taşınmaz mallarda meydana gelen fazlalıklar
hakkında şartlar uygun bulunduğu takdirde, 14 üncü ve 17 nci madde hükümleri
uygulanır.
Miktar fazlasının ifrazı
Madde 21 - Kayıt ve belgelerde
yazılı miktara itibar edilmesi gereken hallerde, kayıt ve belgeler değişebilen
ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan
ifraz edilir.
Değişmeyen ve genişletilmeye elverişli olmayan sınırlı kayıt
ve belgelere dayanan tespitlerde, miktara itibar edilmesi gerektiği takdirde,
miktar fazlası zilyedin göstereceği taraftan ifraz edilir.
Zilyed tespit sırasında hazır bulunmaz veya tercih hakkını
kullanmaktan kaçınırsa ifraz, zilyedin yararına uygun düşen taraftan yapılır.
Evvelce kadastrosu yapılan yerler
Madde 22 - Evvelce tespit,
tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan
yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci bir defa kadastroya
tabi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk
Medeni Kanununun 934 üncü maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava
açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce resen
iptal edilir.
Tapulama veya kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan
tapuda kayıtlı taşınmaz mallar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait yerlerin bu
Kanun hükümleri gereğince kadastrosu yapılır.
Daha önce sadece kadastro tahriri yapılan veya 23.6.1983
tarih ve 2859 sayılı Kanuna göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı Kanun
ve değişiklikleri hükümlerine tabi yerlerde bu madde hükmü uygulanmaz.
Tahditleri yapılarak kesinleşmiş ve tescil edilmiş ormanlara
ait kayıt ve belgeler tapu kütüğüne olduğu gibi aktarılır.
Diğer Kanun hükümlerinin uygulanacağı haller
Madde 23 - Bu bölümde aksine
hüküm bulunmayan hallerde, Türk Medeni Kanunu ile diğer kanunların iktisap ve
tescile ilişkin hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Uyuşmazlıkların Kadastro Mahkemesinde Çözümlenmesi
Adli kuruluş
Madde 24 - Genel mahkemelere
ait olup da bu Kanunun uygulanması ile ilgili dava ve işlere, belirlenen usul ve
esaslara göre bakmak üzere her kadastro bölgesinde tek hâkimli ve Asliye
Mahkemesi sıfatını haiz yeter sayıda kadastro mahkemesi kurulur. Bu mahkeme
hâkimleri 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu hükümlerine tabidir.
Genel olarak görev
Madde 25 - Kadastro mahkemesi;
taşınmaz mal mülkiyetine ve sınırlı aynî haklara, tapuya tescil veya şerh
edilecek veyahut beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara sınır ve ölçü
uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve
özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakar; Kadastro veya kadastro ile
ilgili verasete ait uyuşmazlıkları çözümleyebileceği gibi, istek üzerine veraset
belgesi de verebilir.
Kadastro mahkemesi, yalnız kadastro işlerine münhasır olmak
üzere;
A) Velisi veya vasisi bulunmayan küçüklere ve kısıtlılara
kayyım tayin eder. Bunların menfaatleri korumak amacıyla Türk Medeni Kanunun
hâkimin iznini şart kıldğı hallerde bu izni verir.
B) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 465 ve bunu takip eden
maddeleri gereğince adli yardım taleplerini inceleyerek kabul edebilir.
C) Tutanağı düzenlenen taşınmaz mallara ait ihtiyatî tedbir
kararı verebilir. Bu kararı hemen o yerin kadastro ve tapu sicil müdürlüklerine
bildirir. Tedbir kararı alan taraf karar gününden itibaren usulün öngördüğü süre
içinde kadastro mahkemesinde dava açmadığı takdirde tedbir kendiliğinden
hükümsüz kalır.
Bu Kanunun 26 ve 40 ıncı madde hükümleri saklı kalmak üzere,
kadastro tutanağının düzenlenmesi gününden ve tutanak sonradan tamamlanmış ve
düzeltilmiş ise, o günden sonra doğan haklara dair istekler, taksim, şuyuun
giderilmesi veya muhdesata bağlı olarak aşınmaz malı iktisap, muhdesatın yıkılıp
kaldırıması ve benzeri nitelikte olan ve mahkemeden yenilik doğrucu hüküm almayı
gerektiren dava ile ilgili isteklerin incelenmesi, kadastro mahkemesinin görevi
dışındadır.
Zaman bakımından görev ve yetki
Madde 26 - Kadastro Mahkemesi;
A) 10 uncu maddeye göre kadastro komisyonu tarafından
gönderilen tutanaklara ait davaları,
B) 11 inci maddede belirtilen askı ilanı içinde açılan
davaları,
C) Mahalli hukuk mahkemelerinden 27 nci madde uyarınca
Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları,
D) Kadastro Mahkemelerine dava açıldıktan sonra, tesbitten
önceki haklara dayanarak, asli müdahil olarak katılanların iddialarına dair
uyuşmazlıkları,
İnceler ve karara bağlar.
Kadastro işlerinde 3553 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaz.
Kadastro mahkemesinde görülmekte olan bir dava konusu
taşınmaz mal 40 ıncı madde uyarınca başkasına devredildiği takdirde, davaya
devralan devam eder.
Kadastro mahkemesinin yetkisi her taşınmaz mal hakkında
kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Bu yetkiyi bölgenin idarî
sınırları belli eder. Yeni ilçe kurulup, teşkilatlanarak faaliyete geçmesi hali
hariç, idarî kuruluşta yapılan değişiklik sebebiyle daha sonra başka bir bölgeye
bağlanan taşınmaz mallara ilişkin uyuşmazlıklar, kadastroya başlama gününde
yetkili olan kadastro mahkemesi tarafından karara bağlanır.
Mahalli mahkemelerde görülmekte olan davaların devri ve
eksik idari işler hakkında yapılacak işlem
Madde 27 - Mahalli hukuk
mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş
bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro
tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait
dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Ayrıca müracaata kalmış davaların yenilenmesi halinde de
yukarıdaki hüküm uygulanır.
Kadastro hâkimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci
madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek
11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi
bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları
noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Kadastro komisyonları tarafından 10 uncu madde uyarınca
gönderilen tutanaklar için de hemen askı ilan yaptırılarak 28 inci maddenin
birinci fıkrası uyarınca işlem yapılır.
Hâkim, usul ve şekle ilişkin eksiklikler sebebiyle
tutanakları kadastro müdürlüğüne iade edemez.
Kadastro davalarında usul
Madde 28 - Kadastro hâkimi,
askı süresi içinde açılacak davalar ve kadastro müdürü tarafından mahkemeye
tevdi olunacak taşınmaz mallara ait kadastro tutanakları ve mahallî hukuk
mahkemelerinden devredilen işler hakkında dava dosyası açar. İlgililerin
başvurusunu beklemeksizin kadastro tutanakları ile uyuşmazlığın çözümlenmesine
etkili olabilecek kayıt ve diğer bilgileri ile dairelerden getirtir. Hâkim,
duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunun hükümlerine göre resen tebliğ eder.
Davacı gerçek ve tüzelkişiler, dava sebep ve delillerini
dilekçelerinde bildirmek zorundadır. Dilekçede bu husus bidirilmemiş ise, hâkim
gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ
eder. Davacı, ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile
veya ilk o turuma gelmek suretiyle bildirmez ise, hâkim, davanın açılmamış
sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verir. Bu hüküm davetiyede açıkça
belirtilir. 30 uncu madde ikinci fıkrası hükmü saklıdır.
Davacı, tespit sırasında yaptığı itiraz sebep ve delilleri
ile bağlı değildir.
Davanın açılmamış sayılması halinde davacının hak düşürücü
süre içiresinde mahallî hukuk mahkemelerinde yeniden dava hakkı saklıdır.
Yargılama usulü
Madde 29 - Kadastro mahkemesine
gelmeyen tarafın yokluğunda duruşma yapılır. Taraflardan hiç biri gelmez ise
dosya işlemden kaldırılmaz. Hâkim, toplanması mümkün olan delilleri inceler ve
30 uncu madde hükmünce işi karara bağlar.
Bir mirasçı diğerlerinin muvafakatı olmadan dava açabilir ve
yalnız başına davaya devam edebilir. Mirasçılarının tayin edilmemesi sebebiyle
ölü olduğu belirtilerek kayıt sahibi adına tespiti yapılan taşınmaz mallar
hakkında, ölünün ismi açıklanarak mirasçıları denilmek suretiyle mirasçılar
aleyhinde dava açılabilir. Dava sırasında, davalının davadan önce öldüğünün
anlaşılması halinde davaya mirasçıları aleyhine devam edilir.
Bu Kanunun tatbikinde ayrıca açıklık bulunmayan hallerde
basit yargılama usulü uygulanır.
Kadastro mahkemeleri adli tatile tabi değildir.
Deliller ve hakimin takdiri
Madde 30 - Kadastro
tutanaklarında beyanlarına başvurulan kişiler, bu beyanlarına gerekçe
gösterilerek itiraz edilmedikçe, yeniden dinlenmezler. Ancak hâkim, kadastro
tutanağındaki beyanla, duruşma sırasında topladığı deliller arasında çelişki
görürse, bunu gidermek için tutanakta beyanlarına başvurulan kimseleri tanık
sıfatıyla yeniden dinleyebilir.
Kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli
mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılmadığı veya
dava açan mirasçının dışında başka mirasçıarın da bulunduğu anlaşıldığı
takdirde, hâkim resen lüzum gördüğü diğer delilleri toplayarak taşınmaz malın
kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür. Taşınmaz malın ölü bir
şahsa ait olduğu anlaşılır ve mirsaçıları da tespit edilmezse, ölü olduğu
yazılmak suretiyle o şahsın adına tescil kararı verilir.
Kadastro mahkemesinde açılmış davalarda, ihtilaf taşınmaz
malın muayyen bir kısmına münhasır kalıyorsa, ilgililerin talebi üzerine ve imar
mevzuatı da engel teşkil etmediği takdirde intilaflı olmayan kısım ifraz
edilerek, davaya ihtilaflı kısım üzerinde devam edilir.
Vekalet
Madde 31 - Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununun tanıdığı imkânlar saklı kalmak ve davaya menfaatleri zıt
olmamak şartıyla, kadastro işlerinde karı ve koca birbirlerini vekil tayin
edebilirler. Kadastro veya sulh hâkimi tarafından tasdik edilmiş vekâletnameler
de geçerlidir.
Kamu kurum ve kuruluşları, taraf olduğu işlerde;
avukatlarıyla, avukatları bulunmadığı takdirde, daire amiri veya daire amirinin
yetkili kılacağı memurlarca temsil edilir.
Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekâlet
ücreti; davanın önemi, veki-lin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle
hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan
takdir ve tayin olunur. ½u kadar ki, takdir edilecek vekâlet ücretinin miktarı,
keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin
ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.
Kararların tebliği, kanun yollarına başvurma ve ilamların
infazı
Madde 32 - Kadastro mahkemesi
kararları Tebligat Kanunu hükümlerine göre resen taraflara tebliğ olunur. Bu
kararlara karşı kanun yollarına asliye mahkemelerindeki usule uygun olarak
başvurulur.
Mahkeme, kesinleşen ilamları dayanakları olan dava dosyaları
ile birlikte tescil edilmek üzere ilgili kadastro veya tapu sicil müdürlüğüne
devreder.
Mahkeme kararı kadastro haritasında değişikliği
gerektiriyorsa, bu değişikliği gösteren ve mahkemece tasdiki gereken harita,
ilama eklenir.
Bu kanunun uygulanacağı diğer haller
Madde 33 - Kadastro
işlemlerinin bir bölgede tamamlanasından sonra veya iş hacmi itibariyle kadastro
mahkemesinin devamına ihtiyaç kalmadığının anlaşılması halinde, Adalet Bakanlığı
o bölgede kadastro mahkemesini kaldırmaya ve görülmekte olan dava dosyalarını
taşınmaz malların bulunduğu mahallî asliye hukuk mahkemesine devretmeye
yetkilidir. Bu mahkemede davaya bu Kanunda yazılı usul ve esasa göre, kaldığı
noktadan devam olunur.
Devredilen bu davalar ile kesinleşmemiş kadastro tespitleri
aleyhine sonradan mahalli mahkemelerde açılacak davalarda, dördüncü bölüm
hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun uygulandığı yerler dışında bulunan taşınmaz mallar
hakkında da 14, 15, 17, 18, 20, 21 inci maddeler uygulanır.
Bu Kanunun zilyede tanıdığı haklar kadastrosuna başlanan
bölgede zilyedin leh ve aleyhine açılan davalarda iddia ve defi olarak ileri
sürülebilir. Bu hükümler henüz kesinleşmemiş davalarda da uygulanır.
Kesin hüküm
Madde 34 - Kadastro mahkemeleri
kararları, davada taraf olanlar ile taraflar dışında hak iddia ederek davaya
müdahil sıfatıyla katılanların leh ve aleyhinde kesin hüküm teşkil eder. Taraf
olmadığı halde lehine karar verilen şahıs hakkında mahkemece tesis edilen hüküm
yukarıda sözü edilenleri de bağlar.
ALTINCI BÖLÜM
Mali Hükümler
Veraset ve intikal vergisi
Madde 35 - Bu Kanuna göre
bağışlama veya veraset suretiyle tespit edilen taşınmaz mallar hakkındaki
işlemler, veraset ve intikal vergisinin tahakkuk ve tahsiline bakılmadan
sonuçlandırılır.
Ancak, kadastro müdürü bu taşınmaz malların listesini,
tescillerden sonra bir ay içinde maliye dairesine vermekle yükümlüdür. Tescilin
tapu sicil müdürülünde yapılması halinde bu sorumluluk, tapu sicil müdürlüğüne
düşer.
Yargılama giderleri, kadastro harcı ve tahakkuku
Madde 36 - Taraflardan her biri
dava harcını, dinlenmesini talep ettiği tanık ve bilirkişi ücretini ve diğer
yargılama giderlerini karşılamak zorundadır. Davacı, hâkim tarafından
belirlenecek süre içinde gerekli giderleri mahkeme veznesine yatırmadığı
takdirde, onunla ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılır. Bu Kanun
gereğince resen yapılması gereken soruşturma ve tebligat işlemleri için zaruri
giderler, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere bütçeye konulan
ödenekten karşılanır.
Kadastro hâkimi, dava harcı, yargılama giderlerinin tespit ve
hesaplanmasında ilgili taşınmaz mala ait son beyan dönemi emlak vergisi değerini
esas alır.
Hâkim, hükmün kesinleşmesinden itibaren onbeş gün içinde
giderin miktarı ile mükellefin kimliği ve en son ikametgahını bir yazı ile
maliyeye bildirir.
Bu yazıda belirtilen giderler maliye tarafından yapılacak
tebligattan başlayarak iki ay içinde ödenir. Süresi içinde ödenmeyen giderler
için Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.
Kadastro yapılan taşınmaz mallara, emlak vergisi son beyan
dönemi esas alınarak 492 sayılı Harçlar Kanununa ekli 4 sayılı tarifede
gösterilen oranlarda, kadastro harcı tahakkuk ettirilir.
Kadastrosu yapılan yerlerde, emlak vergisi değeri belli
olmayan taşınmaz mallara, kadastro ve dava harcı ile yargılama giderlerine esas
olmak üzere kadastro komisyonunca kıymet takdir edilir.
Döner sermaye teşkili
Madde 37 - Tapu ve Kadastro
Genel Müdürlüğü bünyesinde veya Genel Müdürlüğün ihtiyaç duyduğu bölge
müdürlüklerinde döner sermaye işletmeleri kurulabilir.
Döner sermaye işletmeleri için genel bütçeden 300 milyon lira
sermaye tahsis olunmuştur. Bu miktar Bakanlar Kurulu Kararıyla beş katına kadar
artırılabilir. Bu suretle artırılan sermaye elde edilen kârlarla karşılanır.
Döner sermaye, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bütçesine bu
amaçla konulan ödenekler ile işletme faaliyetinden elde edilecek kârlar, bağış
ve yardımlardan meydana gelir. Elde edilen kârlar ödenmiş sermaye, tahsis edilen
sermaye miktarına ulaşıncaya kadar sermayeye ilave olunur. Elde edilen ve her
yıl sonunda kullanılmayan gelir ertesi yıl döner sermaye gelirine eklenir.
Döner sermaye faaliyetlerinin gerektirdiği gider veya
harcamalar ile kiralama, satın alma, araç, gereç, araştırma ve eğitim giderleri
ve diğer ihtiyaçlar döner sermayeden kaşılanır. Döner Sermayeden bunlar dışında
herhangi bir harcama yapılamaz.
Döner sermaye faaliyetlerine ilişkin hizmetler Genel Müdürlük
personeline ek görev olarak yaptırıldığı takdirde, döner sermaye gelirlerinden
ödenmek üzere, kendilerine 100–300 rakamlarının memur aylıklarına uygulanan
katsayı ile çarpımından elde edilecek tutardan, yaptıkları hizmetin özelliğine
ve güçlüğüne göre Genel Müdürün onayı ile belirlenecek miktarda aylık ek görev
ücreti verilebilir.
Döner Sermaye işletmelerinin yetkileri
Madde 38 - Döner Sermaye
İşletmeleri; Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün hizmetlerine öncelik vermek ve
aksatmamak kaydıyla, kamu yararının ve Milli ekonomimizin gerektirdiği veya
teknik olarak yapılması mümkün olduğu hallerde; kamu kurum ve kuruluşlarından
veya yerli gerçek ve tüzelkişilerden sipariş almaya ve her türlü teknik
işlemlere girişmeye ve gerektiğinde müştereken iş yapmaya yetkilidir.
Genel Müdürlükçe meydana getirilmiş olan kadastral ve
topografik harita, fotoğraf, nirengi ve poligon değerleri, her türlü bilgi ve
belgeleri bedel karşlığında verebilir, teknik aletleri, uçakları ve benzeri araç
ve gereçleri kiralayabilir.
Döner sermaye işlemlerinde, 1050 sayılı Muuhasebe-i Umumiye
Kanunu ile 832 sayılı Sayıştay Kanununun vizeye ilişkin hükümleri uygulanmaz.
Mali yılın bitiminden başlayarak iki ay içinde hazırlanacak bilanço ve ekleri
ile bütün gelir ve gider belgeleri Sayıştaya; bilanço ve eklerinin onaylı birer
örneği de aynı süre içinde Maliye ve Gümrük Bakanlığına gönderilir.
Öncelikli kadastro ve ihale
Madde 39 - Kadastroya başlanan
bölgelerde henüz sırası gelmeyen çalışma alanları içindeki yatırımlarla ilgili
mevki ve adaların kadastro giderlerinin tamamının ilgililerince veya istekte
bulunan kamu kurum ve kuruluşlarınca Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Döner
Sermaye İşletmesi hesabına yatırılması halinde kadastroları öncelikle yapılır.
Onanmış imar planlarının kapsadığı alanlar ile kamulaştırma
kararı kesinleşmiş olan ve toplu halde bulunan taşınmaz malların kadastrosu,
ilgili kamu kurum ve kuruluşunun talebi üzerine, bu Kanunun öngördüğü ilanlardan
mevki veya ada ilanı ile yetinilerek yapılıp, 11 inci maddesine göre ilan
edilir.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, bağlı olduğu Bakanlığın
onayını almak kaydı ile, kadastronun fenni işlerinin bir kısmını veya tamamını
gerçek ve tüzelkişilere ihale yolu ile yaptırabilir. Bu ihalelerde gelecek
yıllara sari taahhütlerde bulunabilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Çeşitli Hükümler
Kadastro başladıktan sonraki akit ve tescil işlemleri
Madde 40 - Çalışma alanlarında,
kadastroya başladıktan sonra her türlü akit ve tescil işlemleri taşınmaz
malların o andaki kadastro tespit durumu, kadastro müdüründen sorularak alınacak
cevaba göre tapu sicil müdürlükleri tarafından yapılır ve kayıt örnekleri derhal
kadastro müdürlüğüne gönderilir.
Kadasatro tespiti kayıt sahibi veye mirascılarından başkası
adına yapılmış ve kesinleşmemiş ise, kadastro sonucunu beklemeleri, ilgililere
tebliğ olunur; ancak ilgililer kadastro sonunda hâsıl olacak kesin durumu kabul
edeceklerini noterde düzenlenmiş bir belge ile veya tapu sicil müdürü huzurunda
tespit olunacak ifadeleri ile beyan ederek, aktin veya tescilin yapılmasını
isterlerse, bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde yapılır ve keyfiyet derhal
kadastro müdürlüğüne, dava açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.
ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve benzeri kararlarla ilgili
talepler tapu sicil müdürlüğünce derhal tapu siciline işlenmekle birlikte
kadastro tutanağına da geçirilmek üzere resen kadastro müdürlüğüne veya dava
açılmış ise kadastro mahkemesine bildirilir.
Teknik hataların düzeltilmesi
Madde 41 - Kadastroları
kesinleşmiş taşınmaz mallarda vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü,
tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müracaatı veya
kadastro müdürlüğünce resen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz mal malikleri ile
diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içinde
düzeltmenin kaldırılması yo-lunda sulh mahkemesinde dava açılmadığı takdirde,
yapılan düzeltme kesinleşir.
Bu maddenin uygulanmasında, 12 nci maddede belirtilen hak
düşürücü süre aranmaz.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Ceza Hükümleri
Ceza
Madde 42 - Bu Kanunda belirli
yükümlülükleri yerine getirmeyenler, eylemleri daha ağır cezayı gerektirmediği
takdirde onbin liradan yirmibin liraya kadar,
Kadastro çalışması veya itirazın incelenmesi sırasında
çağrılan yerlere yahut kadastro mahkemesince davetiyede ücret verileceği
gösterildiği halde özürsüz olarak gelmeyen bilirkişi veya tanıklar, beşbin
liradan onbin liraya kadar para cezası ile cezalandırılır.
Bu maddede belirtilen eylemler için kadastrno sırasında,
kadastro müdürünün yazısı üzerine, yargılama sırasında ise resen araştırma
inceleme yapılarak kadastro hâkimi tarafından verilir.
Tanık ve bilirkişilerin gelmemelerini haklı gösteren
sebeplerin varlığı halinde verilen ceza kaldırılır.
Yalan beyan, hile ve desise
Madde 43 - Kadastro
tutanaklarının düzenlenmesi sırasında sahibi olmadığı taşınmaz malı kendi veya
başkası adına kaydettirmek veyahut bir kimseye ait taşınmaz malı başkası adına
yazdırmak için gerçeğe aykırı beyanda bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanununun
343 üncü maddesinin birinci fıkrasında yazılı ceza uyglanır.
Kadastro tutanaklarının düzenlenmesi sırasında bir kimse
sahibi olmadığı bir taşınmaz malı hile ve desise veya kendisine ait olmayan
kayıt ve belgeler kullanarak, kendisi veya başkası adına keydettirirse, eylemi
daha ağır cezayı gerektirmediği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve
ayrıca beşbin liradan yirmibin liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır.
İkinci fıkrada yazılı fiilleri; kanun veya yetkili
makamlarca görevlendirilen kimselerin işlemesi halinde ceza üçte bir oranında
artırılarak hükmolunur.
DOKUZUNCU
BÖLÜM
İntikal ve Son Hükümler
Toplu yapıların kadastrosu
Madde 44 - Kooperatif,
şirket veya tüzelkişiliğe sahip olmayan şahıs topluluklarının birden çok yapı ve
tesis yaparak sahip oldukları taşınmaz malların, kendi imar veya vaziyet
planları dikkate alınarak ve gerektiğinde birleştirerek veya parçalara ayırarak,
Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre bağımsız bölümler şeklinde tespitleri
yapılır. Bunun için tüzelkişilerin genel kurullarının oy çokluğu ile geçen
yönetim kurulu kararı veya şahıs topluluklarında oy çokluğu ile alınan karara
dayanılarak kadastro tespitleri yapılır. Bu tespitler
bütün hissedarları bağlar.
Daha evvel kadastrosu yapılmış bu gibi taşınmaz malların,
tüzelkişilerin veya topluluk temsilcilerinin talebi üzerine maksada uygun hale
getirmek için, ikinci defa kadastrosu yapılabilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ortaklarına yapı yapmak
amacıyla kurulmuş bulunan şirketler, genel kurullarının oy çokluğu kararıyla,
yapı kooperatifleri şekline dönüşebilirler. ½irketlerin bütün hak ve
yükümlülükleri kurulacak kooperatife aynen intikal eder.
Bu maddenin uygulanmasında, tüzelkişiler, şahıs toplulukları
ile gerçek kişiler arasında yapılacak ifraz, tescil, cins değişikliği, el
değiştirme, hisse değişikliği gibi hukuki işlemlerden kadastro harcı hariç, hiç
bir vergi, resim ve harç alınmaz.
Orman içinde ve dışındaki taşınmaz mallarda iktisap
Madde 45 - (İptal: ilgili
Maddenin 1 ve 2 nci fıkraları Anayasa Mahkemesinin 20/8/1988 gün ve 19905 Sayılı
Resmi Gazete'de Yayımlanan Kararı ile İptal Edilmiştir.)
Orman sınırları içerisinde kalan veya orman dışına çıkarılan
alanlarda toprak tevzi yoluyla verilen yerler (İşlemleri tamamlanmamış olsa
dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir.
(İptal: Yukarıdaki fıkrada geçen "tapulu yerler" ibaresi
Anayasa Mahkemesinin 20/8/1988 gün ve 19905 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan,
yine aynı fıkrada geçen "İskân Suretiyle veya" ibaresi ise Anayasa Mahkemesinin
25/8/1988 gün ve 20263 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararları ile iptal
edilmiştir.
6831 Sayıl Orman Kanununun değişik 2 nci maddesinin (B)
bendinin uygulanmasında bu madde hükmü tatbik edilir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu gereğince belirtielen
turizm alanlarında, Orman Kanunları hükümlerine göre tahsis edilen yerlerde ve
imar planlarının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallar hakkında yukarıdaki
fıkralar hükümleri uygulanmaz.
Hazine adına kayıtlı taşınmaz mallarda iktisap Madde 46 -
Kadastrosu yapılacak veya daha önce tapulama ve kadastrosu tamamlanmamış bulunan
yerlerde 766 sayılı Kanunun 37 nci maddesi veya 4753 sayılı Kanun ile ek ve
tadilleri uyarınca Hazine adına kaydedilen taşınmaz mallar bu Kanun hükümlerine
göre doğan iktisap şartlarına istinaden zilyetleri adına tespit ve tescil
olunur.
Hazine adına tescil edilmiş taşınmaz mallardan iskân
suretiyle veya toprak tevzii suretiyle verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış
olsa dahi) başka bir şart aranmaksızın, hak sahipleri adına tespitve tescil
olunur. Bu şekilde hak sahipleri adına tespit ve tescil işlemleri
gerçekleşinceye kadarki süre içinde evvelce tahakkuk ettirilenler de dahil olmak
üzere ecri-misil alınmaz.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Hazinenin mülkiyetinden
çıkmış bulunan veya amme hizmetine tasis edilen taşınmaz mallar hakkında bu
madde uygulanmaz.
İlgililerin, daha önce kadastrosu yapılan yerlerde bu maddeye
dayanan talep ve dava hakkı, bu Kanunun yürürlüğe girmesi tarihinden itibaren 2
yıl geçmekle düşer.
Yönetmelikler
Madde 47 - Bu Kanunun
uygulanmasıyla ilgili olarak aşağdaki konularda yönetmelikler çıkarılır.
A) Kadastro çalışma alanı sınırlarının belirlenmesi,
belgelerinin değerlendirilmesi, ihtilafların çözümü usul ve esasları, komşu
çalışma alanlarında yapılacak işlemler;
B) Tutanak bilirkişilerinin seçilme usul ve esasları,
yeminleri, yaşları, ikamet süreleri, ücretleri, bilirkişiliği engelleyen haller;
C) Mahallî mahkemelerde davalı taşınmaz malların
tutanaklarının tanzim şekli, dosyaların kadastro mahkemesine devri usulül;
D) Taşınmaz malların sınırlandırma ve tespitlerinde ve
kontrol işlerinde takip edilecek teknik, hukukî ve idarî usul ve esaslar,
tutanakların muhteviyatı, tutulma şekli, kayıt ve belgelerin bulunması,
çıkarılması, değerlendirilmesi, muhafaza ve devri gibi işlemler, revizyon gören
eski kayıtların kapatılması gibi hususlar,
E) İtirazları inceleyecek kadastro komisyonunun kuruluşu,
görevi, üyelerinin niteliği, çalışma şekli, mahallinde inceleme ve yeniden
tutanak tanzimi usul ve esasları;
F) Bu Kanunla belirtilen ilanların yapılış şekli, ilanlarda
belirtilecek hususlar, asılacağı yerler, duyurulacak kamu kurum ve kuruluşları;
G) Döner sermaye işletmesinin faaliyet alanları, gelir
kaynakları, malî işlemleri ile harcama usul ve esasları;
H) Kadastrosu yapılan yerlerde emlak vergisi kıymeti belli
olmayan taşınmaz malların, kıymetini takdir etme usul ve esasları;
İ) Kadastro görevlilerinin taşınmaz mallara girme şekli ve
müsaade verecek makamlar;
K) Taksim sebebiyle ayırma ve birleştirmelerde uygulanacak
usul ve esaslar;
L) Bölge kontrolörlerinin işe alınma ve istihdamları ile
görev, yetki ve sorumlulukları, müfettişler refakatında çalıştırmaya ilişkin
usul ve esaslar.
Kaldırılan kanun ve hükümler
Madde 48 - 15 Aralık 1934 Tarih
ve 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu, 28 Haziran 1966 tarih ve 766
sayılı Tapulama Kanunu ile 19 Temmuz 1972 tarih ve 1617 sayılı Toprak ve Tarım
Reformu Öntedbirler Kanununun 20 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
Diğer kanunların, 2613 ve 766 sayılı kanunlara yaptığı
atıflar bu Kanunun ilgili hükümlerine yapılmış sayılır.
ONUNCU BÖLÜM
Geçici Hükümler
Geçici Madde 1 - Bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden önce kurulmuş tapulama mahkemeleri, kadastro mahkemesi
adını alır ve açılmış davaları, bu Kanundaki hükümlere göre yürütür.
Asliye hukuk mahkemelerinde bu Kanunun yürürlüğe girmesinden
önce 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanununa göre açılan veya müracaata
bırakılan davalara, kadastro mahkemelerinde bu Kanundaki hükümler doğrultusunda
bakılmaya devam olunur.
Tapulama hâkimleri ile tapulama mahkemelerinde yetkili olarak
görev yapan hâkimler yeniden bir atamaya veya yetkilendirilmeye gerek olmadan
kadastro hâkimi olarak görevlerini yürütürler. Bu hüküm, tapulama mahkemelerinde
görevli diğer personel hakkında da uygulanır.
Geçici Madde 2 - Tapulama
Kanununa göre birlik merkezinde duruşma açılmasına karar verilmiş olup, da
duruşma henüz açılmamışsa, ilk duruşma için birlik merkezine gidilmeyerek, dava
bu Kanunun hükümlerine göre yürütülür.
Geçici Madde 3 - Bu Kanun
gereğince ihtiyaç duyulan kadroların ihdası ve mevcut kadrolardan yapılacak
değişiklikler, 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
esaslarına göre 8 ay içinde gerçekleştirilir.
Bu madde gereğince, yeni kadroların ihdası ve mevcut
kadrolarda yapılacak değişikliğe kadar, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünde
çalışan personel, bu Kanunda belirtilen unvanlarda görevlendirilebilir.
Geçici Madde 4 - Tapulama ve
kadastro mahkemelerince bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce kesin hükme
bağlanmış uyuşmazlıklara bu Kanun uygulanmaz. Tapulama mahkemeleri ile kadastro
mahkemesi sıfatıyla görev yapan asliye mahkemelerinde halen görülmekte olan
davalar ile 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılacak davalara bu Kanun
hükümleri uygulanır.
Bu Kanunun yürürlüğünden önce düzenlenmiş tapulama
tutanakları ve kadastro beyannameleri ile verilmiş bulunan komisyon kararları
geçerliliklerini korurlar. Bunlara süresi içinde itiraz durumunda bu Kanun
hükümleri uygulanır.
2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri Kanunu ile diğer
kanunlar gereğince özel kadastrosu yapılan ve tutanakları kesinleşmiş bulunan
taşınmazlar için 10 yıllık hat düşürücü süre geçmiş ise, bu Kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde hak sahipleri dava açabilirler.
Tapulama ve kadastrosu yapılıp tespit dışı bırakılan yerlerde
tapulu taşınmazların maliklerinin talep etmesi halinde, bu Kanun hükümlerine
göre bunarın kadastrosu yapılır.
Geçici Madde 5 - Bu Kanunun
yürürlüğe girmesinden önce 766 ve 2613 sayılı Kanun hükümlerine göre kurulmuş
komisyonlara intikal etmiş veya edecek itirazlar, bu komisyonlarda bu Kanun
hükümlerine göre sonuçlandırılır. Tebligat ve ilanlar 766 ve 2613 sayılı Kanun
hükümlerine göre yapılır.
Yürürlük
Madde 49 - Bu Kanun
yayımlandığı tarihten üç ay sonra yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 50 - Bu Kanun Bakanlar
Kurulu yürütür.
|